HAMDOLSUN
Bugün her şey bambaşka
Gök masmavi
Deniz lacivert
Bir martı kanadında
Albatros gagasında
Havalanıyor, havalanıyorum
Hamdolsun ki sen varsın
Güneş öyle parlak
Öyle sarı ki
Kamaşır gözlerim bakamam
Her yanımı ateş basar
Yanar, yanar, yanarım
Hamdolsun ki sen varsın
Toprak dingin, ağaç sarı
Gövdeler saklamakta özsuyu
İsketeler uçar, serçeler konar
Yüreğimin güvercini kanat açar
Uçar, uçar, uçarım
Hamdolsun ki sen varsın
Adil
Hacıömeroğlu
6
Aralık 2006
GÖNÜL
Muradı- şahanem sorar halimi
İyi olmayıp da neylesin gönül
Merakı çoktur ki sabırsızlanır
Onu unutur mu aşığı gönül
Gün boyu
düşünüp düşler kurarım
Seni
görmek için neden ararım
Her türlü
düşümü hayra yorarım
Sensiz
yataklarda uyur mu gönül
Karşımda suretin bakar, bakarım
Göğsüne gülleri takar, takarım
Bakışın ne güzel erir, akarım
Seni görmeyince kanar mı gönül
Adil’im ömrümüz geçip
giderken
Mevsim-i hazanın sonu
gelirken
Dağımda buzullar hızla
erirken
Seni sarmayınca susar mı
gönül
Adil Hacıömeroğlu
17 Ocak 2006
YAZIKLAR OLSUN
Bunca yıl bekledim, çok sevdim seni
Verdiğim emeğe yazıklar olsun
İnatçı davrandın, hep üzdün beni
Çektiğim acıya yazıklar olsun
Gündüzde güneştin, gecede
aydın
Bir yıldız misali elimden
kaydın
İyiyi bilmedin, kötüyü
saydın
Çaldığın ömrüme yazıklar
olsun
On yıldır tinime girdin derinden
Bağladın kendine yaşam yerimden
Hayalin, gerçeğin gitmez serimden
Böyle kurallara yazıklar olsun
Adil’im yüreğin zayıf
düşünce
İnsan sevmeyenler ermez
bilince
Bu normal değil ki ayrı
düşünce
Böyle insanlığa yazıklar
olsun
Adil Hacıömeroğlu
21 Aralık 2005
NAZ ETME
Seni sevmek neşe idi canıma
Eridin, inceldin, aktın kanıma
İsterdim hep otursan yanıma
Naz etme esmerim, bekletme beni
Türlü bahaneler çoğalıp
artar
Derdimi büyütür, mislini
katar
Yüreğim narindir içine
atar
Naz etme esmerim, tüketme
beni
Ateşsin içimde yanar tütersin
Zaman olur beni yana atarsın
Vakit tamam oldu elim tutarsın
Naz etme, esmerim özletme beni
Adil’im düşüncem uludur
benim
Maralın gidişi yolumdur
benim
Kekliğim solumda kolumdur
benim
Naz etme, esmerim
çıldırtma beni
Adil Hacıömeroğlu
21 Aralık 2005
SEVDANIN BEDELİ
Seven insan sevdiğine küser mi?
Rüzgâr olup ters taraftan eser mi?
Öfkelenip selamını keser mi?
Sevdalanmak dünyalara bedeldir
Dünya büyük türlü türlü
insan var
Kimileri güneş olur, kimi
kar
Yiğit eri gönül yorganına
sar
Sevdalanmak dünyalara
bedeldir
Aşk borandır, herkes anlayıp bilmez
Ferman gelse yüreklerden silinmez
Kör gözlere hiçbir yerde görünmez
Sevdalanmak dünyalara bedeldir
Adil der ki nazlım canım
gibidir
Kardelen çiçeğim kanım
gibidir.
Adımdan ayrılmaz sanım
gibidir
Sevdalanmak dünyalara
bedeldir
Adil Hacıömeroğlu
20 Ekim 2005
KÖŞEYE SIKIŞTIRILMIŞ TÜRKİYE
FARKLILIKLAR AYRILIK NEDENİ OLAMAZ
SEVDA
Sevda durdurulmaz ince bir sezi
Silinmez anısı derinde izi
Geçmişe dönersen tatlı bir mazi
Sevip de savaşana merhaba
Yıllar geçse unutamam bu yazı
İçimde onulmaz büyük bir sızı
Yazgı mı ki bu değişmez yazı
Yüreğini satmayana merhaba
Bir kuş gibi geldin kondun dalıma
Düşünmeden zehri kattın balıma
Kara çalıp kastettin ki alıma
Gülistanda gül olana merhaba
Adil der ki hile katmam özüme
İnananlar değer verir sözüme
Tabansızlar nasıl bakar yüzüme
Özü, sözü bir olana merhaba
31 Temmuz 2004
DERİN ÖZLEM
Dokuz yıldır özleminden eridim
Karlar yağdı yolumuza kürüdüm
Her şeyimdin, peşin sıra yürüdüm
Kanadım kırıldı, yitik sensizim
Gök
kubbe altında yalnız, öksüzüm
Geceme ışıktın, günüme renktin
Yüreğin kavrulmuş, kendime denktin
Düşüncen berraktı, sözle mihenktin
Kanadım kırıldı, yitik sensizim
Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm
Sahrada kalmıştım, suya hasrettim
Hissettim ki ceylan benim kısmetim
Yâre deli olmak benim kısmetim
Kanadım kırıldı, yitik sensizim
Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm
Adil’im yüreği kanar derinden
Bedenimi böldün orta yerinden
Gözlerim yaş doldu baktım gerinden
Kanadım kırıldı, yitik sensizim
Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm
29 Temmuz 2004
GECELER BOYU
Seni düşünürüm geceler boyu
Beni anlamaya yetmez her duyu
Benzeri bulunmaz güzeldir huyu
Gün geçtikçe sevdam
başımdan aşar
Görenler
halime derinden şaşar
Sıcaklığın ağustosta bulunmaz
Ufkum geniş yıllar yılı varılmaz
Tadın güzel yaşam boyu doyulmaz
Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar
Görenler halime derinden şaşar
Menekşemsin, manolyamsın koklarım
Altınımsın, gümüşümsün saklarım
Saat geçmez halin nedir yoklarım
Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar
Görenler halime derinden şaşar
Adil der ki mutluyum ki sen varsın
Gönül verip bağlandığım tek yarsın
İncecik belini kollarım sarsın
Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar
Görenler halime derinden şaşar
21
Haziran 2004
SEVGİLİM
Bir bahar geçirdim sensiz gecesi
Bilemedim, neden böyle sevgilim?
Bir aşktır ki çözülmez bilmecesi
Anlamadım, neden böyle sevgilim?
Uçacaksak gökler bizi
bekliyor
Bir derdime binlercesi
ekliyor
Diller tutuk, kelimeler
tekliyor
Neden böyle anlamadım
sevgilim?
Gündüzüm güzeldir, gecem umutlu
Yürekte büyüyen Tanrıca kutlu
Bunca keder yeter, olalım mutlu
Bu duruma akıl ermez sevgilim
Adil’im dünyaya bir kez
gelirim
Sensizlik çekerek içten
eririm
Gönlünden geçeni doğru
bilirim
Böyle sevda görülür mü
sevgilim?
Adil Hacıömeroğlu
2 Haziran 2004
BİR BAHAR DAHA SENSİZ
Bir bahar geçirdim sensiz gecesi
Bilemedim, neden böyle sevgilim
Bir aşktır ki çözülmez bilmecesi
Anlamadım neden böyle sevgilim
Uçacaksak gökler bizi bekliyor
Bir derdim var, binlercesi ekliyor
Diller tutuk, sözcüklerim tekliyor
Neden böyle kavramadım sevgilim
Gündüzüm güzeldir, gecem umutlu
Yürekte büyüyen Tanrıca kutlu
Bunca keder yeter olalım mutlu
Bu duruma akıl ermez sevgilim
Adil’im dünyaya bir kez gelirim
Sessizlik içinde iyce eririm
Gönlünden geçeni doğru bilirim
Böyle sevda görülür mü sevgilim
2
Haziran 2004