İnsanın
olur da geminin kahramanı olmaz mı? Karadeniz’de kısıtlı olanaklara ve düşman
kuşatmasına karşın Batı Cephesi’nde savaşan askerlerimize silah taşıyan Rüsumat-4
gemisi kahramanlığıyla Türk tarihinin altın sayfalarında çoktan yerini aldı.
Onun ölüme meydan okuyan kahraman gemicilerine ne denli minnet duysak azdır.
“Rüsumat-4,
çeşitli taşıma hizmetleri ve başarıyla yerine getirdiği tüm görevlerinde pek
çok kahramanlıklara imza atmış olan bir Osmanlı gemisiydi. Ortalama 30 metre
boyunda ve 6 metre civarında bir genişliğe sahipti. İngiltere’de 1891 yılında
inşa edilmişti ve balıkçı gemisi olarak kullanılıyordu. 1913 yılında Osmanlı
Gümrük Dairesi gemiyi satın almıştı. Birinci Dünya Savaşı yıllarında askerden
teçhizata, kömürden gıdaya çeşitli seyrüsefer görevlerinde bulunmuş, ayrıca
kurtarma çalışmalarında da yer almıştı. Savaş bitiminde imzalanan 30 Ekim 1918
tarihli Mondros Mütarekesi’nden sonra [6 Kasım] Rüsumat Müdüriyeti’ne
devredilmiştir. (Mevlüt Kaya, İşgalden Kurtuluşa Görele-Eynesil ve Rüsumat-4, 1.
Baskı, Aralık 2023, İstanbul, s. 68)” Yaşamına bir balıkçı teknesi olarak
başlayan bir gemiden kahraman bir deniz aracı çıkarmak, ancak Türk
yurtseverliğiyle olur.
24
Ağustos 1920’de, Ankara ile Sovyetler Birliği arasında Yardım Antlaşması
imzalanır. Almanya ve Sovyetler Birliği’nin ülkemize göndermek istediği silah,
cephaneleri taşımak için gemiye gereksinim vardır. Ankara Hükümeti’nin elinde az
sayıda gemi bulunuyordu. Bunlara, bir de Rüsumat-4 de katılır.
“Nakliyat-ı
Bahriye Komutanlığı’nın kurulduğu sırada Karadeniz sularında bulunan Rüsuma-4
Kurtuluş Savaşı’na katılmıştı. Bir balıkçı gemisinden dönüştürülmüş, 6 mil
sürat yapabilen 85 tonluk gemi mürettebatıyla birlikte büyük kahramanlıklara
imza atmıştı. Rüsumat -4, ‘Anadolu donanmasının ilk deniz nakliyatını yapmak
şerefini kazanan iki gemiden’ biri olmuştu… (Aynı yapıt, s. 68)”
Gazal
ve Rüsumat, görevi alır almaz işe koyuldular. Kurtuluş’a giden yolda silah ve
cephane taşımaya başladılar. Rüsumat-4, Sovyetler Birliği’nden aldığı silah ve
cephaneyi Trabzon limanına taşıyordu. Geminin komutanı Yüzbaşı Mahmut (Gökbora)
idi. 16 Ağustos 1921’de gemiye, Batum limanından bu kentte yaşayan Türklerin
yardımıyla cephane yüklendi. Yunan gemileri, ABD ve İngiliz gemileriyle
Karadeniz’deki limanlarımız kontrol, kuşatma altında tutuyorlardı. Rüsumat-4,
yükünü alarak Trabzon’a çevirdi rotasını.
“Sabah,
Trabzon’a ulaşmış ve burada düşman hakkında istihbarat alındıktan sonra
Rüsumat-4 yoluna devam etmişti. 17 Ağustos 1921 akşamı Rüsumat-4 Ordu’ya
varmıştı. Bu sırada düşman gemilerinin Ereğli’de Baba Burnu açıklarında doğu
istikametinde seyir halinde olduğu bilgisi alınmış ve gemi sahile
demirlenmişti. Ordu’da geminin korunması için büyük önlemler alınmış ve gerekli
hazırlıklar yapılmıştı. 19 Ağustos 1921 sabahı Yunan donanmasından panter sınıfı
bir muhrip ile Dafni torpidobotunun Ordu Limanı’na doğru yaklaşmakta olduğu
gözlemlenmişti… Gelişen süreçte taktik gereği gemide gazyağı ile yangın
çıkarılmıştı. Düşman gemileri, Rüsümat-4’ü alevler içinde ve yarı batık
vaziyette görmüşlerdi… (Aynı yapıt, s. 69)”
Yunan
savaş gemileri gittikten sonra yangın hemen söndürüldü elbirliğiyle.
Rüsumat-4’ün önemli kısımları yanmamış olduğu belirlendi. Belediye
yetkilileriyle halkın ve gemi personelinin üstün çalışmalarıyla gemi yeniden
yüzdürüldü. Görev beklemezdi. Gemi yeniden Trabzon limanına yöneldi. Buradan da
Batum’a gitti. Ruslar geminin onarımı için çok fazla para isteyince halk, yanan
yerleri onardı imeceyle. Yanmış olan direği kesildiğinden tek direkli olarak
denizde kendini gösterdi.
Rüsumat-4,
26 Eylül 1921’de mühimmat alarak hareket etti. 28 Eylül 1921 günü Samsun’a
ulaştı. Yükünü sağ salim boşattıktan sonra Trabzon’a dönmek üzere yola çıktı.
Tirebolu önlerine geldiğinde sert bir rüzgâr ve yoğun sisle karşılaştı. Bu
nedenle görüş alanı daraldı. Çevrede bulunan düşman karakol gemilerini göremedi
bu nedenle. Eynesil önlerinde düşman gemileri, Rüsumat-4’ü fark etti. Düşman
gemileri, ateş etmeye başladı. Bu sırada gemi, baş kısmından tamamen karaya
oturtuldu.
14
Ekim 1921 günü düşman gemileri karaya oturmuş olan Rüsumat-4’e yeniden ateş
açtı ve bu gazi gemi, kullanılmaz duruma getirildi. Gemi personeli, 20 gün
boyunca Eynesil’de konuk edildi. Sonrasında Trabzon’a döndü kahraman geminin
kahraman askerleri.
Rüsumat-4,
cansiperane silah ve mühimmat taşıdığında, düşmanla Sakarya Savaşı’mız tüm
hızıyla sürmekteydi. Bu ölüm kalım mücadelesine, silah ve cephane taşıyan
Rüsumat-4’ün kahraman personeli de Karadeniz’de her türlü tehlikeyi göze alarak
cephedeki askerlerimizi muzaffer kılmak ve yurt toprağını düşman çizmesinden
kurtarmak için savaşıyordu.
Rüsumat-4,
bir süre deniz kıyısından bakılınca fark ediliyordu. Zamanla dalgalar,
fırtınalar onu tamamen suyun altına gömdü. Yıllar sonra bölgenin önemli
araştırmacısı öğretim üyesi Mevlüt Kaya, bu kahraman gemiyi gündeme getirdi. 1
Temmuz 2020’de Kabotaj Bayramı kutlamalarına Rüsumat-4’ü anma da eklendi. O
günden beri de bu anmalar sürdü. Bu anmaların kesintisiz sürmesi en büyük
dileğimiz. Böylece bu kahraman gemimiz, halkımıza tanıtılarak gelecek kuşaklara
anlatılacak. Eynesil halkının kadın erkek demeden yaptığı özveri ve kahramanlık
da tarihin altın sayfalarında yerini alacak.
Başta
Rüsumat 4’ün komutanı Yüzbaşı (Daha sonra Yarbay) Mehmet Gökbora olmak üzere
gemi personelinin tümünü saygıyla anıyorum. Onlar, özverileri ve yurt
toprakları uğruna canlarını esirgemeyerek bizlere özgür ve bağımsız bir ülke
bıraktılar. Kurtuluş Savaşı’mızda anıtlaştılar. Onlara ulusça çok şey
borçluyuz.
Adil
Hacıömeroğlu
1
Ocak 2026
Kalemine efendi kalan Adil öğretmenim,
YanıtlaSilRüsumat No: 4, dalgalar arasında yol alan bir gemiden öte; millet olmanın vicdanıdır. Batışı bir hile, çıkışı bir mucize değil; inancın , umudun ve dayanışmanın zaferidir.Bu hikâye, vatanı savunanların yalnızca cephede değil, denizde de destan yazıp iz bıraktığını hissettiriyor.. Direnişin , yürekten gelen nefesi olmuş.❤️Okurken gurur, bitirirken minnet duyuyor insan.Sayın, Mevlüt Kaya öğretmenimize ve size tarihimize ışık tutup anımsattığınız için teşekkr ederim.🙏🏻✨🇹🇷
Usunuza, ruhunuza, yüreğinize sağlık. 👏👏
Bilge öğretmenim, kaleminiz daim olsun. 🙏🏻📚🍀