Karakış
(zemheri), geleli günler oldu. Havalar gittikçe soğuyor. Soğuklar artınca karın
yağması da kaçınılmaz. Ülkemizin büyük bölümünde kışın kar yağışı görülür. Bu
da bizim için doğal bir varsıllık…
Birkaç
gün öncesinden birçok ilimizde, kar yağışı olacağını televizyonlar hava
durumunda haber verdiler yurttaşlarımıza. Yurttaşlarımızın kimi karın yağmasına
sevinirken kimi de üzülüyor. Özellikle başta çocuklar olmak üzere birçok kişi
için kar yağışı, karla oynamak ve onun tadını çıkarmaktır. Ancak kimileri için de
büyük bir eziyet kar ve kış… Çünkü karın yağıp havaların soğuması, birçok
kişinin yaşamını olumsuz yönde etkilemekte. Çünkü ısınmak büyük para… Ne yazık
ki yurttaşlarımızın büyük çoğunluğu, dar gelirli. Yaşamda kalmak için çok çetin
bir savaşımın içinde bu kesim. Bir de artan soğukla gelen sayrılıklar birçok
kişiye yaşamı zehir etmekte. Özellikle kışın bazı sayrılıklar, salgına
dönüşmekte.
Kış,
içinde baharın ve yazın umudunu alevlendirir yüreklerde. Çoğu kişi, kar
yağışını izlerken ya da soğukta titrerken deli bir baharın ve sıcak bir yazın
düşünü kurar. İnsanoğlu umut etmese, düş kurmasa zorluklara nasıl dayanır?
Yaşadığı kötü günleri aşmak için güçlü istencini nasıl egemen kılar?
Ben,
kış geldiğinde hep sobayı düşünürüm. Gürül gürül yanan bir soba… Üstünde lıkır
lıkır kaynayan bir bakır güğüm… Kaynayan suyun buharıyla buğulanan camlar… Buğulanan
camlara yazılan umut sözcükleri ya da çizilen iç açıcı resimler… Kızgın sobanın
üstünde pişen kestaneler… Eğer sobamız kuzine ise içinde doğal maya ile
yapılmış ekmeğin pişerken yaydığı iştah açıcı koku… Bir de olmazsa olmazım
sobanın üstünden eksik olmayan çaydanlık… Kimi zaman o çaydanlıkta ıhlamur,
çoğu zaman da demlenen tavşankanı çay… Odayı sarıp sarmalayan çay ya da ıhlamur
kokusu…
Saçaklardan
sarkan buz sarkıtları… Yem arayan serçelerin cam önündeki nöbetleri… Onların
yem yemesini sevecen bakışlarla doyasıya izlemek… Çatılardan düşen kar
kütleleri…
Sobalı
bir evin önünde karla oynarken ıslanıp üşümek bir başka… İyice üşüyünce girersin
içeri, hemen sobanın başındaki yerini alırsın. Sobanın sıcağı, birden ısıtır
tüm bedenini. Islanan giysilerden buharlar çıkar. Buharlar çıkarken insanı, bir
uyku basar. İşte, uyku bastırdığında postu serersin sobanın önüne. Post yoksa
bir peykenin üstüne kıvırılır dalarsın düşlerle dolu uykuya.
Kasaba
kıraathanelerindeki büyük saç sobaları özledim. Bu sobaları iki kişi ancak
sarardı. Üstlerinde neredeyse beş parmak yüksekliğinde saç çıkıntısı vardı. Bu
derin olmayan havuza kum doldurulurdu. Kimi zaman demlikler vardı üstünde. Kimi
zaman da Türk kahvesi pişirilirdi kumun üstünde bakır cezvelerde. Bu kahveler
ne güzel kokardı ağır ağır kumun sıcaklığıyla. Çok üşüyenler ve oyun oynamayanlar
sobanın çevresini alırdı. Ne güzel kış söyleşiler yapardık, hem yüreğimizi hem
de bedenimizi ısıtan o sıcak sobanın başında. Kimi zaman bilmediğimiz öyküler,
destanlar anlatırdı bazı yaşulularımız. Kimi zaman da orası düşünce alışverişin
olduğu bir öğrenme ve tinsel sağaltım merkeziydi.
Kış
dediğin biraz soba, biraz da onun üstünde pişen kestanedir. Kar yağsın istediği
kadar, ancak benim bir sobam olsun ısınacağım. Yaşamımdaki amaçtır sobanın
gürül gürül yandığı, yanan odunların çatırtısının ezgiye dönüştüğü bir kır evi.
Kışı, en doğal durumuyla yaşamaktan güzel olan ne var şu dünyada?
Toprağa,
kentlerimize, köylerimize kar yağsın hem de bolca; ancak yüreğimize, ocağımıza
kar yağmasın. Havalar soğusa da yüreklerimiz hep sıcak kalsın.
Adil
Hacıömeroğlu
11
Ocak 2026
Değerli Adil Öğretmenim,
YanıtlaSilSoğukla gelen kar, yalnızca bir hava olayı değil; yüreklere dokunan, içinde hem zorluğu hem de güzelliği barındıran mevsimsel bir şiirdir. Her kar tanesi birbirinden farklı düşerken, bize de yaşamın zorluklarıyla mücadele etmeyi öğretir. ❄️❄️☃️🌨️❄️Bu mücadele içinde içimizdeki umut ve sıcaklığı asla unutmamalıyız.
Dışarıda sert bir kış hüküm sürebilir; ancak yüreğimizdeki umut hep sıcak kalsın.Her şey gönlünüzce olsun..
Yüreğinize sağlık 👏👏💐💚
Umut dolu yarınlara…
Usta kaleminizle var olun📚🧿🙏🏻🍀
Ne kadar içten ve insanın ruhunu ısıtan bir yazı kaleme aldınız Adil hocam.Yazdıklarınız bana,dışarıda lapa lapa kar yağarken evin içerisindeki o sükûneti, ateşin çıtırtısını ve soba üstünde pişen kestane kokusunu anımsattı. Modern dünyanın gürültüsünden kaçıp o gürül gürül yanan sobanın başına sığınma isteği, aslında sadece fiziksel bir ısınma değil, bir geçmişte yaşadığımız ve mutlu anılar biriktirdiğimiz ailemizle yaşadığımız evimize, köyümüze dönüş arzusudur.
YanıtlaSilSevgili Adil hocam dileğim odur ki,bu kış toprağa bereket, dağlara kar, şehirlerimize beyaz huzur gelsin. Ama ocağımız hep tütsün,tenceremiz hep kaynasın.Havalar ne kadar soğursa soğusun, ellerimiz bir fincan çayla, yüreklerimiz ise sevgiyle hep sıcak kalsın.Çünkü kış,en doğal haliyle yaşandığında ve bir dostla paylaşıldığında, mevsimlerin en vefalısıdır.