ABD’YE TESLİMİYET


Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 12 İslam ülkesi bakanları, 8 Mart 2026 Çarşamba günü toplandı. Toplanmalarının nedeni, ABD-İsrail’le İran arasında sürmekte olan savaş... Toplantıya katılan ülkelerin neredeyse hepsinin ABD ile ilişkileri üst düzeyde sıkı fıkı. Toplantıya: Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) katıldı. Toplantıya Irak’ın katılmaması ilginç…

Toplantıya katılan bakanlar; Körfez İşbirliği Konseyi üyelerine, Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik İran saldırılarını ele almış. Öncelikle toplantının amacına bakıldığında İran karşıtlığı ve ABD-İsrail yandaşlığı göze çarpmakta. Nasıl mı?

İran, Körfez ülkelerine değil, bu ülkelerin topraklarında bulunan ve İsrail’i korumak için kurulan ABD üslerine saldırıyor. Vurulan yerler, ABD’ye ait üsler… Zarara uğrayan ABD ve İsrail… Bu saldırılarda Körfez ülkeleri az da olsa zarar görüyor. Bunun nedeni de ABD-İsrail’e kol kanat germeleri… Kendilerini korumak için yapacakları iş çok basit, topraklarında yer alan ABD üslerini kaldırıp İsrail’in savunmasına yardım etmeyecekler. Ezilen ulusları yok etmeye çalışan emperyalizmin, Siyonizm’in yanında değil; insanlık savaşı veren İran’ın yanında yer alacaklar.

Körfez ülkelerindeki ABD üslerinin İran saldırısında kullanılması büyük bir düşmanlık. Buna izin veren, Körfez ülkeleri değil mi? İran’a saldırıp 170 çocuğun ölümüne neden olan saldırı, Körfez’den yapılmadı mı? Çocukların hunharca öldürülmesinde bu ülkelerin payı yok mu? İran’ı yakıp yıkan ABD uçakları, füzeler, roketler nerede konuşlanıyor? İsrail’i vurmak için İran’dan fırlatılan füzeler, roketler Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerinden engellenmiyor mu? Bu; İsrail’i korumak, savunmak değil mi? Yüreğinde zerre kadar insanlık bulunan, azıcık vicdanı kalan, Müslümanlığın yanından yöresinden geçmiş biri, soykırımcı İsrail’in savunmasına yardım eder mi?

Türkiye’ye atıldığı savlanan füzeler ve Azerbaycan’a düşen İHA’nın İran’dan gönderilmediklerini sağır sultan biliyor da siz niye bilmiyorsunuz? Açıkça söyleyin her şeyi sapa yollara sapmadan, gerçekleri eğip bükmeden. İran’ın ABD ve İsrail’e yaptığı saldırıları açıkça kınayamıyorsunuz, kendinize bunun için kılıf uyduruyorsunuz. Utanıp çekinmeden söyleyin bakalım, halkınız yüzünüze tükürmez mi?

Bakanlar, İran’ın saldırılarının derhal durdurulmasını istemekte. Ayrıca Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasına da karşı çıkılıyor. Tam da ABD-İsrail’in istediği de bu. Hiç çekinmeden, açıkça söyleyin kimden yanasınız?

Yayımlanan altı maddelik bildiride İsrail’i tehdit eden Hizbullah ve Yemen’e de adları verilmeden kınama var. Bu toplantı ABD-İsrail’i koruma, emperyalist ve Siyonist saldırganları arkalanmak için yapıldı. Bakanların toplantısında, ABD-İsrail kınanmadı nedense.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Körfez ülkelerinde yaptığı açıklamalar çok ilginç. Arabuluculuk yapacakmış. İsrail zor durumda… Yapılacak arabuluculuk, Tel Aviv’i korumaktan başka bir şey değil. AKP hükümeti, denge politikası adı altında ABD-İsrail saldırganlığının yanında yer almakta utangaçça da olsa. Bu, denge politikası değil; dengesizliğin açık belirtisi. Kısacası ABD-İsrail’e kalkan olmanın siyaseti yapışıyor örtülü olarak. Bu nedenle ve ülkemiz açısından utanç sayılabilecek bir bildiriyi imzaladığı için Hakan Fidan’ın görevinden en kısa sürede ayrılması gerekli.

Türkiye’nin duracağı yer, mazlumların yanı, emperyalizmin değil. İyi bilinmelidir ki İran düşerse sıra Türkiye’ye gelecek. İran, verdiği insanlık savaşıyla yalnızca kendini değil; tüm mazlum ulusları ve Türkiye’yi savunuyor. Türk dış politikası, bu gerçeğin ışığında oluşturulmalı.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       20 Mart 2026

 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder