İstanbul
Büyükşehir Belediyesi, 2022’de ilk kent lokantasını Çapa’da açtı. Buranın
seçilmesi çok ilginç… Çünkü Çapa, öğrencilerin yoğun yaşadığı bir yer… Taşradan
bu büyük kente gelen bir öğrencinin İstanbul’da en önemli gereksinimi beslenme…
Dar gelirli bir öğrencinin eğitimini sürdürmesi için sağlıklı beslenmesi
gerekir. Sağlıklı beslenme de büyük para istemekte.
Kent
lokantaları giderek İstanbul’un birçok ilçesinde kapılarını halka açtı. Birçok
kişi, buraların açılmasına önyargıyla baktı. Bu aşevlerinin açılması kamuoyunda
sıkça tartışma konusu oldu. Zaten ülkemizde halkın yararına hangi iş yapılsa
tartışma konusu olmakta. İyi ya da kötü her şeyi siyasete alet etme alışkanlığı
ne yazık ki birçok yararlı işin yaşama geçmesini engellemekte. Türk siyaseti doğruda,
iyi, yararlı ve halkın çıkarına olan işlerde birleşme alışkanlığını nedense edinememiş.
İstanbul’da
yaşayan biri olarak kent lokantalarıyla tanışmam biraz geç oldu. Son bir ay içinde
iki ayrı semtte birkaç kez buralarda karnımı doyurdum. Öncelikle söyleyeyim ki
verilen yemeklerle bir kişi doyuyor. Dört tür yemek çıkıyor her seferinde: çorba,
ana yemek, pilav (pirinç ya da bulgur), yoğurt ya da meyve… Bana denk gelmedi,
ancak meyve yerine tatlı da veriliyormuş kimi zaman. Bir kez pilav yerine su
böreği vardı. Dört tür yemek yüz lira… İstanbulkartla ödediğinizde doksan lira…
Bu ederle bu yemeği sofraya getirmek olanaksız bir şey ülkemizin ekonomik
koşullarında. Ana yemekte et var her zaman.
Her
kap yemeğin porsiyonu hesaplanarak pişiriliyor. Yemekler, yaklaşık kırk gıda
uzmanının denetiminde bir merkezde yapılıyor. Burası hem kent lokantalarına hem
de yaklaşık 20.000 İBB çalışanına yemek hazırlıyor. Yemekler, İBB Destek Hizmetlerince
hazırlanmakta.
Şu
anda 29 kent lokantasında birçok dar gelirli kişi karnını doyurmakta. Öğlen
12.00’de kapılarını açıyor gelenlere. Yaklaşık bin kişilik yemek geliyor her şubeye.
Böylece tüm lokantalarda 20 bin kişi karnını doyuruyor. Yemek bitince kapıları
kapanıyor müşterilerine. Yemek olduğunda akşam sekize dek kapıları herkese açık…
Kent
lokantalarının en ilgi çekici yanı, çalışanlarının hepsinin kadın olması.
Böylece İBB, olumlu yönde ayrımcılık yaparak kadınları evde oturmaktan kurtarıp
iş sahibi yapıyor. Ekmeğini emeğiyle kazanan kadın, böylece aile bütçesine
katkıda bulunup özgürleşiyor.
Kent
lokantalarının en önemli müşterileri emekliler… İkinci sırada öğrenciler var. Çevredeki
çalışanların çoğu karınlarını doyurmak için buraları seçmekte. Gerçi semte göre
bu dağılım değişebilmekte. Emeklilerin uzun süre burada ytemek yemek için
sırada beklemesi üzücü bir durum. Ne yazık ki izlenen yanlış ekonomik
politikalar yüzünden hükümet, emeklisini bir lokma ekmeğe muhtaç etmiş durumda.
Çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretle çalıştığı ülkemizde karın
doyurmak, bir öğünü ucuza getirmek önemli bir konu.
Kent
lokantalarında karnını doyuranların tamamına yakını tabaklarında tek bir kırıntı
bile bırakmıyor. Bu da savurganlığı önleyip insanları tutumlu olmaya
alıştırmakta. Yemekten sonra herkes, tabaklarının olduğu tepsiyi kendisi götürüyor
görevlilerin bulunduğu yere. Böylece yemek masaları hep temiz kalıyor.
Buralarda yemek yiyen ortaokul, lise çocuklarının çoğunun evlerinde annelerine
yaptırdıkları sofrayı toplama işini, kendilerinin yapması onlar için bir
eğitime dönüşmekte. Bu da çoğu kişinin ayrımına varmadığı bir konu…
Kent
lokantalarının sayısı artırılmalı. İstanbul’un her ilçesinde, hatta birçok
semtte açılmalılar. Çünkü beslenme önemli bir sorun halkımız için. Ayrıca
buralarda işe, okula gidenlere sabahleyin çorba da verilebilir. İnsanlar üç öğün
yemek zorunda yaşamak için. Bu nedenle kaynaklar iyi ve yararlı değerlendirilip
akşam yemekleri de dar gelirli yurttaşların önüne getirilmeli buralarda.
Kent
lokantaları, İBB’nin iyi yaptığı işlerden… Bu nedenle yöneticiler iyi, yararlı yaptıkları
işlerle anılmalı. Toplumsal çıkar, kişisel çıkarların üstünde tutulduğunda iyi
işler yapılabiliyor. Bu da Atatürk’ün halkçı-devletçi uygulamalarının bir
parçası.
Ne
diyelim? Kent lokantalarında karnını doyuranlara afiyet olsun! Yiyip içtikleri onlara
yarasın!
Adil
Hacıömeroğlu
19
Mayıs 2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder