KURBAN BAYRAMI


Bugün Kurban Bayramı… Dostluğun, dayanışmanın, yardımlaşmanın, duygudaşlığın, özverinin günü… Özlemlerimi boy attığı, anıların canlandığı, insancıl davranışların öne çıktığı, kişilerin köklerini anımsadığı, toplumsal konumların bir değerinin olmadığının anlaşıldığı, yoksulla varsılın aynı sofraları ve aynı safları paylaştığı bir bayram günü… Her yaştan, sınıftan insanın aynı duyguları yaşadığı bir önemli gün bugün…

Bayramlar bireyleri topluluk, toplulukları ulus yapar. Milyonlarca kişinin yüreğinin aynı duygu ve düşüncelerle çarpması ne güzel! Sofralarda onlarca kişinin deyip gülerek kaşık çalmasının getirdiği duygusal doyum nerede var?

İnsanlar, bayramları ölüleri ve dirileriyle kutlar. Yani geçmiş, şimdi ve gelecek bayramda buluşur. Geçmişin anıları, deneyimleri bugünün gerçeklerini biçimlendirirken yarının ülkülerine ışık tutar. Yaşamın dünü, bugünü, yarını duygusal ve düşünsel bir birlikteliğe dönüşür bayramın heyecanlı toyunda.

Bayramda ne sofralara doyulur ne de orada yapılan söyleşilere. Bu güzel gün dostluğun, insancıl olmanın, gönül köprülerinin kurulduğu günler… Kişilerin yürek sıcaklığını en çok duyumsadığı andır bayramlar. Yüreğin usa hükmettiği gündür bayramlar.

Kurban Bayramı, insanın nefsine egemen olduğu bir gün. Hz Muhammet’in: “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözünün en çok anımsandığı zamandır. Bir tabak kurban eti, yoksul sofralarını şenlendirir. Yoksul evlerine geçici de olsa serin bir bahar yeli estirir. Bu dayanışmanın toplumsal barışın gelişip yerleşmesinde, uzlaşma kültürünün benimsenmesinde önemli bir etken olduğu yadsınamaz.

Nefsine egemen olmayan kişinin insanlığının oluşması çok zor. İnsan nefsine egemen olmadığında toplumsal bir varlık olması güçleşir. Kurban kesmek de bir nefis eğitimidir, tabi ki anlayana. En’am Suresi 162: “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. (Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali, Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1993, s. 149)” Bu ayette buyrulduğu gibi kurban Allah için kesilir. Yoksa bolca et yiyip tıkınıp sefa sürmek için değil. Yıl boyunca et yiyemeyenlere kurban eti vermek bu ibadetin en temel ilkesi. Bu da nefis eğitimi gerektirir.

Kurban ibadeti, insanın içinde kendi besleyip büyüttüğü sahte putları kesip yok etmesidir. Puta değil, Tanrıya inanıp tapınmanın fırsatıdır. Ne yazık ki günlük yaşamda kişi, kendince putlar yaratır. Bu putlar kimi zaman siyasetçiler, kimi zaman da gönü beş para etmez sözde ünlü ve güçlü kişilerdir. Günümüz insanı üzülerek söylemeliyim ki kendi putunu kendi yaratıyor bilerek ya da bilmeyerek. Kurban Bayramı’nı kutladığımız ilk günde içinde put besleyenlerin bu putları yok etmesidir en büyük dileğim.

Dostluğun, kardeşliğin, dayanışmanın, yardımlaşmanın yüceltildiği nice bayramlarının olması dileğiyle herkesin bayramı kutlu olsun.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       27 Mayıs 2026

 

7 yorum:

  1. Bizim toplum durmadan put yaratan bir kültüre sahiptir. Assan onu putsuz durmaz.

    YanıtlaSil
  2. Sağlıklı,mutlu nice bayramlar diliyorum.

    YanıtlaSil
  3. İnşallah put pereslikten kurtarı insanoğlu...
    İnançlara saygı duyuyorum ama inanç değerlerimize oynayanlar yok olsun olsun. Maddiyat uğruna zalimin zulmü çoluk çocuk demeden kıyanlara ahım çoktur.

    YanıtlaSil
  4. Çok anlamlı bir bayram yazısı olmuş. Bu yazıyı arkadaşlarımla da WhatsApp üzerinden paylaştım. Teşekkr ederim hocam, iyi ki varsınız. Mutlu bayramlar dilerim 🙏🏽

    YanıtlaSil
  5. Nasıl ki su buharlaştıktan sonra,susuzluk probleminin çözümü için bize yağmur olarak geri dönüyorsa,toplumlardaki sapkınlıklar(putperestlik vs) psikolojik , sosyal problemler buharlaşıp Allah'a ulaşıyor,ilgili problemin çözümü olan ayetler yağmur misali olarak bizlere geri dönüyor.
    Abdurahman FETVACI

    YanıtlaSil
  6. Değerli Adil öğretmenim,

    Anlatımınız , Kurban Bayramı’nın sadece dini bir ritüel değil; toplumsal dayanışma, vicdan, merhamet ve insanın kendisiyle yüzleşmesi olduğunu çok anlamlı bir şekilde hatırlatıyor.

    Bayramlar aslında toplumun aynasıdır. İnsanların birbirine yaklaşması, kırgınlıkların azalması, paylaşmanın çoğalması ve yalnızların hatırlanması bakımından güçlü bir sosyolojik anlam taşır. Kurban Bayramı ise özellikle “ben” duygusundan “biz” bilincine geçişin en önemli kültürel köprülerinden biridir. Paylaşmanın, fedakârlığın ve toplumsal vicdanın canlı tutulduğu bu günler; modern hayatın yalnızlaştırdığı insanı yeniden mahalleye, aileye ve komşuluğa yaklaştırır.

    Gönülden kaleme aldığınız bu değerli yazı için teşekkür ediyor, böylesi anlamlı paylaşımların toplumsal hafızamıza katkı sunduğunu düşünüyorum..

    Kurban Bayramı’nın; adaletin, merhametin, kardeşliğin ve insani dayanışmanın güçlendiği bir bayram olmasını diliyorum.Kaleminizin izi daim olsun.✨👏👏📚Bayramınız kutlu olsun. Sağlıklı, mutlu ve erinçli daha nice bayramlarınız olsun .🙏🏻🙋‍♀️🌹❤️Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  7. Bayramlar bu ülkenin insanına yapılan haksızlıklara karşı en azından bir nebzede olsa hiç olmazsa çocuklarına verebildiği bir hediye bir armağan ve bir ödüldür. Bayramlar çocuklar için bir umut ve bir sevinç tir.

    YanıtlaSil