BELTUR’LAR ALLAH’A EMANET

BELTUR’lar (Büyük İstanbul Eğitim, Turizm ve Sağlık Yatırımları İşletme ve Ticaret Anonim Şirketi) İstanbullular için soluklanacak, erinç bulunacak dinlençler… Bu yeiç alanları, dört mevsim insanların buluştukları toplumsal alanlar…   İstanbul’un neredeyse her ilçesinde bu yeiçlerden var. Özellikle deniz kıyısındaki ilçelerde birden çok bulunmakta bu yeiçlerden. Buraların kurulmasının asıl amacı yurttaşa ucuz, temiz, sağlıklı ve nitelikli hizmet sunmak. Buraların adından belli gelenlerin yiyip içiyorlar.

BELTUR, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir şirketi. Ne yazık ki kamu hizmeti yapan buralarda bazı ürünlerin ederleri özel işletme olan yeiçlerle neredeyse aynı. Bu tür belediye ya da devlet kuruluşlarının asıl amacı halka hizmet… Bu hizmeti yaparken olabildiğince çok kişiyi iş sahibi yapmak olmalı amaç. Buralarda kâr amacı güdülmemeli.

İBB’ye bir önerim var. Türkçemiz git gide kirleniyor yabancı kökenli sözcüklerin gün yaşamımıza girmesiyle. Bu nedenle yabancı kökenli “cafe” yerine, “Türkçe “yeiç” sözcüğünü BELTUR’larda kullanmayı yeğlerse ülkemizde anadilimizn korunması yolunda önemli bir görev ve öncülük eder.

İstanbul’da kaldığım sürece yaz boyu genellikle BELTUR’lara gittim. Özellikle de deniz kıyısındakilere. Oturup kitap okudum, çay içtim, acıktığımda bir şeyler atıştırdım, kimi zaman da dostlarımla söyleştim. Bu arada denizi izleyip düşler kurmayı da ihmal etmedim.  Akşam serinliği çökünce de kıyı boyunca günlük yürüyüşlerimi yaptım. Bundan da anlaşılacağı üzere benim gibi birçok kişinin neredeyse evi kadar zaman geçirdiği yerler buralar.

Yaz boyunca özellikle karasinekler BELTUR’larda oturanlara soluk aldırmadığından erinç vermedi. Doğal olarak havalar sıcak… İnsanlar da mevsim koşullarına göre giyinmekteler. Çoğu kişinin kolları ve bacakları açık… Sinekler yüzünden insanlar ağız tadıyla ne bir lokma bir şey yiyebildi ne de bir yudum çayı, kahveyi ya da soğuk içecekleri içebildi.

Peki, bu yıl bunca karasinek ve diğer zararlılar niye bu denli çok oldu buralarda? Ne yazık ki bu yeiçlerde çalışan sayısı oldukça az. Çalışanlar, dişlerini tırnaklarına takıp insanüstü bir gayretle çalışmakta. Çalışma süreleri boyunca neredeyse soluklanacak zaman bulamıyorlar. Özellikle yaz mevsiminde açık alanlar hınca hınç dolu. Siparişlere yetişmek olanaksız oluyor bu durumda.

Doğal olarak gelenlerin çoğu çoluk çocuk buralardalar. Çocukların döke saça yiyip içmesi olağan. Çoğu zaman büyüklerde dikkat etmiyor. Tatlı içecekler yerlere dökülmekte. Kimi kişiler çevredeki kedilere, kuşlara yiyecek vermekte. Bunların hepsinin hayvanlarca yenmesi olanaksız bir şey. Öyle ki etçil kedilere ekmek atanlar çok… Tatlı içecekler ve dondurmalar yere döküldüğünde tam da sineklerin üreyip çoğalacağı alanlar oluşturmakta.

Çalışanların azlığı nedeniyle ince belli cam bardaklarda çay içmek tarih oldu nedense. Çünkü bardak ve tabakları yıkayacak kişi bulunmadığından kâğıt bardaklarla çay verilmekte. Kâğıt bardaklarla verilen çay hem daha pahalı hem de lezzetsiz. Ayrıca bu bardakların sağlıksız olması da ayrı bir konu. Üstelik bardaklar niye elde yıkanıyor da makinede yıkanmıyor? Doğaldır ki makinede yıkansa bile onları oraya yerleştirecek kişi gerek. Türk çayı cam bardakta içildiğinde güzel. Çayın toplumsal ilişkilerimizdeki önemi yadsınamaz. Bu, yalnızca çayın lezzetiyle değil, ince belli bardaklar ve kıraathane tabağı dediğimiz kırmızılı tabaklarla oluşmakta. Cam bardakta çay ederi de pahalı sayılır. İnsanlar, ailecek geliyor. Çoğu kişi kalabalık dostlarla oturuyor masalara. Bu kişilerin cepleri de düşünülmeli. Çünkü insanlar söyleşilerini derinleştirip koyulaştırmak için birkaç bardak çay içmek zorunda.

Yeme içme alanlarında temizlik çok önemli. Ancak çalışanlar eksik olunca yerleri süpürdükten sonra yıkayacak kişi yok nedense. BELTUR yönetim bir koyundan iki post çıkarmaya çalışıyor. Bu da hizmeti aksatmakta. Buralara çalışanların sayısı ikiye katlanmalı. Çalışan sayısını azaltarak bu kuruluşu kârlı göstermek İBB yöneticilerinin dünya görüşüyle uyumlu değil. Belediyeler ellerindeki olanakları halka daha iyi hizmet ve daha çok kişiyi insanca iş sahibi yapmak için kullanmalı. Emekte tutumluluk olmaz.

BELTUR çalışanları, asgari ücretin biraz üzerinde aylık almakta. Ayrıca işveren, yol parası ve günlük yemeklerini de aylık ödemelerine ekliyor. Ancak ilgimi çeken bir sorun var çalışanlar açısından. Bir yıllık çalışanla on yıllık çalışan aynı aylığı almakta. Deneyim, çok fazla önemsenmiyor. Bu durum, çalışanların işyerine bağlılığını ve buradaki sürekliliğini engellemekte.

Kamu hizmeti yapan şirketler, halka hizmet ederken piyasa koşullarını, halkın gelir durumunu da göz önüne almalı. Halka sunduğu mal ve hizmetlerde en düşük ederi almak zorunda. Bu, piyasaya bir düzen verme açısından çok önemli. Üzüm üzüme baka baka kararacağından bu düşük ederleri gören özel sektör, düşük ederler üzerinden rekabet etmek zorunda kalacak.

BELTUR’lar ivedilikle çalışan sayılarını artırmalı. Yaz döneminde geçici işçiler çalıştırma uygulamasına geçmeli. Ayrıca çalışanlar için düzenli olarak hizmet içi eğitimler düzenlemeli. Çalışanların bazı konularda uzmanlaşması sağlanmalı. Herkesin her işi yaptığı bir yerde kimse bir şey yapamaz.

BELTUR yönetimi, Kent Lokantalarını örnek almalı. Yeterli ve işbölümü yapan çalışanlarla birkaç saat içinde bine yakın kişiye yemek dağıtılıyor. Ayrıca her yan tertemiz… Bu olumlu örneğin yeiçlere de yansıması en büyük dileğimiz.

Türkiye önemli bir ekonomik bunalım yaşamakta Bu konuda belediyeler hizmetlerinde hem istihdamı çoğaltırken hem de yurttaşların kesesine uygun yiyip içmesine ve temiz, düzenli yerlerde soluklanmasına yardımcı olmalı. Halkla dayanışma bir yurt görevidir ve savsaklanamaz.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       13 Eylül 2026

2 yorum:

  1. Halka hizmet demek,Hak'ka hizmet demektir.Belturların eski dil Osmanlıca'casında ki karşılığı "ikrazlar" olup'bunun Kuran-ı Kerim'de karşılığı, "Karz-ı hasen" dir. Karz-ı hasen ise,Allah'a güzel bir şekilde borç verilerek,yapılan işin,ibadet boyutunda,Allah'a emanet edilmesidir.

    YanıtlaSil
  2. Kalemine Efendi Kalan Adil Öğretmenim,

    Yazınız yalnızca BELTUR’ların sorunlarını değil, kamu hizmetinin temel amacını da sorgulatıyor. Halkın uygun, temiz ve nitelikli hizmete erişimi bir ayrıcalık değil, toplumsal bir haktır. Emekten tasarruf edilmeden, insanı ve kamusal yararı önceleyen bir anlayış hepimizin ortak kazanımı olacaktır.

    Bu duyarlı ve toplum yararını gözeten kaleminizin sesini duyanların çoğalması dileğiyle… İyi ki yazıyorsunuz. 😊👏👏🙏🏻❤️💐📚
    Saygılarımla.Esen kalınız.

    YanıtlaSil