BEBEKLERE KİTAP YERİNE, TELEFON


Bir bebek, doğduğu andan başlayarak çevresindeki her şeyi algılamaya, anlamaya başlıyor. Görüp işittiklerini, birbirinden ayırt ediyor. Bu konuda, onun en büyük yardımcısı beş duyusu…  

Sakın bebek deyip geçmeyin. O, çok hızlı öğrenir her şeyi. Öğrendikleri arasında ilişki kurma konusunda ustadır. Öğrenme hızı, düzeyi, sınırsızlığını birçok kişi ilk bakışta anlayamaz. Bu nedenle bebeklerin öğrenmesine yardımcı olmalı büyükler. Üzülerek söyleyeyim ki günümüz anne ve babalarının önemli bir bölümü, bebeklerin öğrenmesini engellemekte bilerek ya da bilmeyerek. Engellemekle kalmıyor, onların beyinsel gücünü zayıflatacak bir teknolojik eyleme kalkışıyorlar üstelik.

Bebeklere, doğdukları günden başlayarak ilgi göstermeli anne ve baba. Onlara, bazı şeyler anlatmalı. Sakın, “Çocuk anlamaz?” demeyin. Anlar… Anlatılan her şeyi belleğinde biriktirir. Zamanı gelince belleğinde biriktirdiklerini dile getirir.

Bebekler hızlı büyüyüp gelişir. Her gün değişir aslında büyükler ayrımında olmasa da. Doğduğu günden başlayarak çevresindeki her şeye tepki verir ama az, ama çok. Tepkilerini görmek olası… Birkaç ay geçtikten sonra çevresindeki seslere ve renklere tepkisi belirginleşir. Annesinin, babasının, varsa kardeşlerinin seslerinin ayırdına varır. Onları, seslerinden tanımaya başlar. Renkleri de birbirinden ayırt eder, ancak konuşamadığı için anlatamaz gördüğünü. Renklerin değişiminin ayırdına varır.

Bebeklere özgü renkli kitaplardan onlara bir şeyler okuyabilir anne ve baba. Yine onlara kısa masallar, öyküler anlatılabilir. Bu nedenle bebeklere özgü kitaplar yayımlanmalı. Ne yazık ki ülkemizde bebeklere özgü yayın çok az. Bir ülke, çocuklarının zihinsel gelişimine, onların eğitimine özel önem vermeli. Bebek ve çocuklara yönelik yayınlar devletçe desteklenmeli. Çünkü bir çocuk, üç yaşına dek zihinsel gelişimini neredeyse tamamlar. İlkokula gidinceye dek zihinsel gelişim doruğa çıkar. İşte, bu dönemde onların zihinlerini geliştirip güçlendirecek yayınların basımı çok önemli. Çocuklarının gelişmesine önem vermeyen, emek harcamayan toplumların ayakta durması olanaksız.

Kitapçıların hepsinde bebek kitapları bölümü olmalı. Bu bölümler, onlara özgü düzenlenmeli. Bebeklerin ilgisini çekecek görseller olmalı her yanda.

Günümüz anne ve babaları, zihinsel gelişimin en hızlı olduğu bebeklik döneminde çocukların eline telefon veriyorlar sussun diye. Bunun bir başka nedeni de ona yemek yedirmek... Telefonla oynayan çocuk, ne yediğini bilmiyor. Ağzına ne verirsen yiyor. Böyle olunca damak tadı gelişmiyor. Ne yediğini bilmiyor. Önemli olan yemesi onlara göre… Böylece telefon bağımlılığın yanı sıra obezite de ortaya çıkıyor. Yani çocuğun hem tinsel hem de eğinsel (bedensel) sağlığı bozuluyor aile eliyle.

Kitap, çocuğun zihinsel gelişimini hızlandırıp geliştirirken, telefonla oynaması onun zihinsel gelişimini yavaşlatıp giderek de geriletiyor. Ayrıca onu, ekran bağımlılığının kıskacına düşürüyor anne ve baba kendi elleriyle.

Eline telefon verilen çocuk, içinde yaşadığı dünyanın, yaşamın gerçeklerinden kopar. Varlıklar arasındaki ilişkiyi kavrayamaz. Olayların gelişim sürecini anlayamaz. Neden-sonuç ilişkisi kurarak çözümleyici düşünmeyi başaramaz. Konuşması gelişmez. Sözcük dağarcığı daralır. Anadilinin inceliklerinin, gücünün ayrımına varamaz. Dinlediklerine odaklanamaz. Bu nedenle evde konuşulanlara katılmaz çoğu zaman. Bu da onu, giderek ailesinden koparır. Duygusal bağlılığı yaralanır.  Duygusal kırılma ve uzaklaşma başlar. Böylece anne ve baba, sorunlu bir çocuğa sahip olur.

Bebeklere uygun kitapların yayımlanması için toplum seferber olmalı. Onların evde eğitimi için izlenceler düzenlenmeli. Bu izlencelerle ilgili veliler bilinçlendirilmeli. Bilinçlendirilmeli ki, bebekler, daha kundaktayken ekran bağımlılığının kucağına itilmesin. Çocuklarına değer vermeyen toplumların ileri gitmesi, gelişmesi, hatta varlığını sürdürmesi olanaksız.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       4 Ocak 2026

1 yorum:

  1. Değerli Adil Öğretmenim,

    Yazınız için gönülden teşekkür ederim; yüreğe dokunan ve farkındalık oluşturan çok değerli bir paylaşım.
    Bebeklerle konuşmak ve onlara kitap okumak, dil ve zihinsel gelişimin en kıymetli temelini oluşturur.
    Uzun süreli ekran maruziyeti ise gelişim açısından riskler barındırabilir.
    Hiçbir ekran, ebeveyn-çocuk etkileşiminin yerini tutamaz.

    “Sevgi ve kitap, çocuğa bırakılabilecek en değerli mirastır.”
    Bu nedenle ebeveyn-çocuk etkileşimi, ekran süresinden çok daha etkili bir gelişim aracıdır.
    Usunuza, duygudaşlığınıza sağlık👏👏Yüreğinizle , kaleminizle var olunuz.🙏🏻📚🍀❤️🌺

    YanıtlaSil