EKRAN BAĞIMLILIĞI, EKONOMİMİZİ DE VURUYOR


Ekran bağımlılığı, yalnız çocuk ve gençlerimizi mahvetmiyor; ekonomimizi de vuruyor. Ülkemiz insanlarının bin bir emekle üretiminden kazandığı para yurtdışına gidiyor göz göre göre. Yabancı kaynaklı sosyal medyada geçirilecek her an ve yabancıların izlememiz için paylaştığı her videoyu tıklamakla paramızın yurtdışına çıktığını söylemeliyim. Peki, bu, nasıl oluyor?

Dünyanın her yerine yaygınlaşmış bir reklam sektörü var. Ürününü tanıtıp satmak isteyen üretici; halkın, yani tüketicilerin gördüğü her yere reklam verir. Bu nedenle halkın gözü daha çok nereye bakıyorsa reklamlar da orada oluyor. Uzun yıllar boyunca reklamların en çok verildiği yer, gazete ve dergi sayfalarıydı. Televizyonun çıkıp yaygınlaşmasıyla ürün tanıtımları buraya kaydı. Doğal olarak reklam pastasından gazetelerin payı azalırken televizyonlarınki arttı. Bunların yanı sıra yerleşim alanlarının birçok yerinde, reklamlar görülür. Reklam yapmanın daha birçok yolu var. Hangi yoldan reklam yapılırsa yapılsın, bu iş için ödenen para ülkemizde kalırdı dijital ortam olmadan.

Son yıllarda sosyal medyanın gelişmesine, koşut olarak ekran bağımlılığı da artmakta. Ekran bağımlılarının artmasıyla eskiden toplumu yönlendiren iletişim organlarının izlenme oranları, etkisi giderek azalmakta. Reklamlar da bir yayın organının izlenme oranına göre veriliyor. Doğaldır ki izlenme oranı artan sosyal medya, reklamlardan aslan payını almaya başladı son yıllarda. Dijital medya platformlarının neredeyse hepsi yurtdışında olduğundan reklam paraları da yurt dışına gitmekte.

Ülkemiz gençlerini ahtapot gibi saran bahis/kumar sitelerinin neredeyse hepsinin yönetim merkezleri yurtdışında. Buralara da reklamlar görülmekte zaman zaman. Böylece toplumumuzu mahveden bu sitelere de yurdumuzdan para akıtılmakta yasadışı olarak.

Türkiye, 2024 yılı Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları Raporu’na göre toplam yatırımlar önceki yıla göre yüzde 78,9 büyüyerek 253.6 milyar TL’ye ulaşmış. Bu paranın yüzde 74,2’si dijital medyaya gidiyor. Yani reklamlara harcanan paranın aslan payını, dijital medya almakta. Her yıl bu paranın arttığını düşünürsek yurtdışına giden paranın ne denli çok olduğu anlaşılır.

Ülke kaynaklarımız bir yandan bahis/kumarla diğer yandan dijital alanlara verilen reklamlarla yurtdışına akıtılmakta. Yalnızca çocuk ve gençlerimizi, dijital bağımlılığın yok ediciliğine kurban etmiyoruz; 85 milyon yurttaşımızın emeğini, alınterini, üretimini de bu görünmez ellere gönüllü veriyoruz.

Dijital bağımlılık, ülkemizi maddi ve manevi olarak çökertmekte. Üretimimizi, emeğimizi, paramızı, toplumsal değerlerimizi, bakmaya kıyamadığımız çocuklarımızı sanal ortamının canavarlarına yem ediyoruz. Bu gidişi durdurmalıyız; toplumumuzun geleceği, halkımızın mutluluğu ve gönenci için.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       10 Ocak 2026

1 yorum:

  1. Kalemine Efendi Kalan, Adil öğretmenim,

    Ekran bağımlılığı yalnızca bireysel bir sorun değil; toplumumuzun üretkenliğini, çocuklarımızın geleceğini ve ülkemizin kaynaklarını derinden etkileyen bir yara. Her anımızı sanal dünyaya kaptırmak yerine, gerçek yaşamla bağlarımızı güçlendirmeli; sevdiklerimizle yüz yüze zaman geçirmeli ve bilinçli teknoloji kullanımı için küçük ama kararlı adımlar atmalıyız. Bu yalnızca bireysel bir çaba değil, toplumsal bir uyanıştır: Kendi değerimize ve geleceğimize sahip çıkmalıyız.

    Ekranlar hayatımızı kolaylaştırırken bizi hayattan uzaklaştırmamalı. Zamanımızı, emeğimizi ve geleceğimizi sessizce tüketen bu bağımlılığa karşı durmak artık bir zorunluluk. Gerçek değer, üretmek,paylaşmak ve sevgi, saygıyla insan kalabilmektir.

    Bu önemli konuya gösterdiğiniz duyarlılık için teşekkür ederim.
    Değerli öğretmenim , usunuza , yüreğinize sağlık👏👏Usta kaleminizin izi daim olsun.🙏🏻📚🧿💐🍀

    YanıtlaSil