24 Ekim 2013 Perşembe

CHP ADAYI KİM OLACAK 2


CHP adayları konusunda kamuoyundaki asıl tartışma İstanbul için. İstanbul, genel seçimlerin olduğu gibi, yerel seçimlerinde kilidi. İstanbul’dan sonra dikkati çeken iller Ankara ve İzmir...
Türkiye’de belediye hizmetlerinin en yetersiz olduğu illerin başında gelmekte İstanbul. Çözülmeyen sorunlarıyla başköşede. Sorunları çözmek bir yana, her geçen gün sorunlar daha da artmakta, çözümleri daha da güçleşmekte. Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Konya, Kocaeli... gibi sürekli göç alan iller de İstanbul’la benzerlik göstermekte.
Peki, İstanbul’un ya da diğer kentlerin sorunları her geçen gün neden büyümekte? Belediye hizmetlerinin yetersizliğinin arkasında ne var? Hem büyükşehir hem de ilçe belediyeleri, hangi partiden olursa olsun benzer yönetim anlayışlarını neden uygulamaktalar? Doğaya, tarihe, insana, kent dokusuna karşı tutum almada partiler arasında niye fark yok? Türkiye’de adam gibi halka hizmet eden belediyeler sayıldığında neden iki elin parmaklarını geçmemekteler? Bu soruları yanıtladığımızda, doğru yerel yönetim modelini oluşturmak hiç de zor olmayacak?
Başarılı yerel yönetim deyince insanların usuna ilk gelen belediyeler: Eskişehir, Ordu, Dikili, Aydın... Neden Eskişehir’de yıllardır başarıyla uygulanan yerel yönetim anlayışı diğer belediyelere örnek olamamakta? Yılmaz Hoca’nın yarattığı mucize, CHP’li diğer belediyelerce görmezden gelinmekte. CHP’li birçok belediye başkanı, hükümetin muhalefet belediyelerine yardım etmediğinden söz etmekte. Bir yöneticinin başarısızlığını bu tür nedenlerle örtmeye çalışması gülünç. Başarılarından söz ettiğimiz belediye yönetimleri iktidar partisinden mi? Bir yönetici, öncelikle göreve gelmeden önce kendisini bekleyen zorlukları iyi bilmeli. Ondan sonra da bu güçlükleri aşmak için çözümler üretmeli. Yöneticiler sorunların ağlayarak değil, çözüm üreterek üstesinden gelirler. Bir görevde başarısızlığın hiçbir bahanesi olmamalı. Eğer başaramıyorsan görevi bırakacaksın. Hem kendine, hem partine, hem de ülkene zarar vermeyeceksin.
12 Eylül ve sonrasında Özal’la idealizm, toplumda hor görülür oldu. Para, bazı insanların ilk hedefi haline geldi. Oysa bir toplumu ayakta tutan, ilerleten, başı dik yaşamasını sağlayan toplumdaki idealistlerdir. Ne yazık ki toplum için çalışanlar siyasal partilerde azalmaya başladı. Bunun içindir ki, yerel yöneticilerin birçoğu benzer işlerin peşinde. Yandaşı korumak, eş dostu işe yerleştirmek, ihaleleri yakın arkadaşlara vermek, kentleri griye çevirerek yeşili yok etmek, sanatı görmemek, tarihi gereksiz kılmak... neredeyse tüm yerel yöneticilerin ortak yanları.
Belediye hizmeti yerine; Türkiye’nin her köşesindeki cenazelere katılmak, tüm düğünlerde bulunmak, bakkal dükkânından AVM’ye kadar olan bilumum işyeri açılışlarında yer almak, her türlü toplantıda kameralara poz vermek yerel yöneticilik sanılmakta. Bunları gördükçe Osmanlı döneminde; devletin ücretli, kadrolu ağlayıcıları ve alkışçıları hep usuma gelmekte.
Bütün bu popülizmle örtülmeye çalışılan ise; yok edilen yeşil alanlar, pıtrak gibi yükselen gökdelenler, varsıllaşan yandaşlar, kabaran cüzdanlar; güneşe, rüzgâra, yağmura, bir kuş cıvıltısına, bir kelebek uçuşuna, bir karınca yürüyüşüne, bir arı vızıltısına hasret kalan kentlerdir. Çocukların sokaklarda yürüyemediği, gençlerin coşkunluklarını yaşayamadığı, yaşlıların oturacakları bir ağaç gölgesinin olmadığı kentler; popülizm bataklığında debelenen yerel yöneticilerin becerileridir.
Sen, önce işini yap. Yönettiğin insanlara, yerel hizmetleri götür. Görevini layıkıyla yap, ondan sonra tribünlere oynarsın, oyun yeteneğin kadar...
Memlekete idealleri olan adamlar gereklidir. Topluma hizmeti, her şeyin üstünde tutacak yüce gönüllü, kocaman yürekli kişilere gereksinim var. Kör kuruşa selam durmayacak mayası sağlam yerel yöneticiler olmalı ülkemde. Olmalı ki kentler yaşanılır duruma gelsin. Depremlerde çöken yapıların altında yurttaşlarımız can vermesin. Yüz binlerce insanın yaşadığı kentlerde bireyler, kendilerini yapayalnız duyumsamasınlar.


                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           23 Ekim 2013






1 yorum:

  1. Belediyecilikte başarı ; insanların, doğal ortamı daha da güzelleştirilmiş bir çevrede , toplumsal ve bireysel gereksinimlerinin karşılanması ile gönenç içinde yaşatılabilmesi idealinin ilke edinilmesine dayanır. Eskişehir , Ordu , Aydın belediyeleri bu yolda başarılı olmuşlardır . Sorunlar yumağı büyüyen İstanbul için de öteki illerimiz için de böyle örnek belediye başkanları gerekir. Bu yolda gerekenleri yapmak CHP ' den halkın önemli beklentisidir. İşte bu konuda uyarıcı ve öneriler sunan bir yazı Sayın Adil Haciömeroğlu dostumuzdan . Teşekkürler... ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil