ANDIMIZI ANLAYAMAYAN BAKAN


Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı’nın Tekirdağ gezisinde “Andımız” ile ilgili söyledikleri dikkat çekici. Bir yurttaşımız soruyor Yazıcı’ya: “Andımızı neden kaldırdınız?” diye.
Bakan Bey: "Okuduğunuzun anlamını bilmiyordunuz.” diye yanıtlamaya başlıyor yurttaşımızı. Andımızın dili yalın. Anlattığı şey çok açık. İlkokul düzeyindeki bir çocuk bile zorlanmadan anlar içtiği andı. Tabi, önce doğru okumak gerek. Sonrasında doğru anlamak... Okuduğunu anlamayanlara ise söyleyecek sözümüz yok!
Yönettiği(!) bakanlığın adını bile doğru biçimde söyleyemeyen birinin Andımızın anlamını anlamaması olağan bir durum. Düzgün bir Türkçe konuşmaktan aciz birinin yurttaşları anlamamakla suçlaması, gülünç bir şey. Önce Türkçeyi doğru konuşacağız. Doğru anlamak da peşinden gelir.
“Kürt olur, Laz olur, Çerkez olur. ‘Varlığım Türk varlığına armağan olsun.’ diyor. Niye olsun? Adam Çerkezse niye öyle desin ki? İnsanlığa armağan olsun, demek gerekir. İçinde yanlış şeyler var. Ayıklamaya kalksan olmaz. En doğrusu kaldırmaktı. Okuyan, yine okusun. Biz yasaklamadık ki. Ne anlama geldiğini düşünmezsen bir şarkı gibi söyler gidersin.” diyerek sözlerini sürdürmekte Yazıcı.
Andımızın içindeki yanlış şeyler nedir Sayın Bakan? Açıkça söyleyin de anlayalım. Söylemediğinize, söyleyemeyeceğinize göre biz söyleyelim sizce yanlış olan şeyi. Yanlış dediğin şey “Türk” sözcüğünün geçmesidir Andımızda. “Türk” sözcüğünün neresi yanlıştır? Neden “Türk” sözcüğü sizleri bu kadar rahatsız ediyor? Türk’le alıp veremediğiniz ne? Türk’ten neyin intikamını, neden, kimler adına almak istiyorsunuz?
“Türk” fasulye midir ki ayıklamak istiyorsunuz? Bazı şeyleri çok karıştırıyorsunuz, çok... Bir ulusun varlığını bun kadar hiçe saymayın. Bir ulusun yazgısıyla, tarihiyle, varlığıyla bu kadar oynamayın. Uluslar büyük bir denizdir. Birçok varlığı içinde barındırır. Fırtınalı havalarda büyük dalgalar çıkar denizde. O dalgalar, yabancı maddeleri iyi ayıklar. Buna bilim adamları doğal süreç, der.
Sayın Bakan, ne kadar meraklısınız ulusu bölmeye? Alt kimlikleri saymak tüm partililerinize zevk vermemekte.  Ulusu parçaladıkça parçalayasınız geliyor. Çok yazık!
“Üst kimlik nedir?” bilmiyorsunuz. Buna cehalet demeyeceğim. Çünkü cehaletin bu kadarı da olmaz, biliyorum. Desem desem art niyet diyeceğim. Başka bir nedeni olur mu bu kadar bölücülüğün?
Andımızı anlayamıyormuş Bakan. Nereye bakıyorsun da anlayamıyorsun Bakan Bey? Doğru yere bakarsan her şeyi doğru anlarsın Bakan.

                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                           13 Ekim 2013


1 yorum:

  1. Değerli Adil öğretmenim ,

    Andımız, Türkiye’de ilköğretim okullarında 1933-2013 yılları arasında her sabah okutulan öğrenci andıdır. İlk kez 23 Nisan 1933’te, dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından yazılmış ve yürürlüğe konmuştur. 2013 yılında, dönemin hükümeti tarafından yapılan yönetmelik değişikliğiyle kaldırılmıştır.
    İşte Andımız’ın tam metni:
    Türküm, doğruyum, çalışkanım.
    İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
    yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
    Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
    Ey büyük ATATÜRK!
    Açtığın yolda hiç durmadan yürüyeceğime and içerim.
    Varlığım ,Türk varlığına armağan olsun .Ne mutlu Türküm diyene!

    Andımız gibi semboller üzerinden yürütülen tartışmaların toplumu bölebileceği ya da belirli kesimleri dışlayabileceği yönünde yorumlar yapılıyor. Bunun bilinçli bir şekilde yapıldığını düşünüyorum.
    Dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı ‘nın “Andımız” hakkındaki açıklamaları
    Andımız’ın anlamının açık ve net olduğunu, bakanın bunu anlayamadığı yönündeki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığınıAyrıca, Türk kimliği ve ulusal birlik vurgusunun hedef alınmasını eleştirerek bu tür söylemlerin ayrıştırıcı buluyorum.
    Adil öğretmenim , usınuza , yüreğinize , kaleminze sağlık👏👏🇹🇷🇹🇷📚🌺Var olunuz🙏🏻Fulya kırımoğlu👩

    YanıtlaSil