3 Ağustos 2013 Cumartesi

BU KADAR KORKTUYSAN DEVRİLİRSİN


5 Ağustos önemli bir gün. Bir başka deyişle Türk’ün ateşle imtihanı. Ergenekon Davası’nın karar duruşması yapılacak o gün. Belki de dünya tarihinin en uydurma davası Ergenekon. Bir ülkenin yazgısını bu kadar çok ilgilendiren bir dava görülmemiştir sanırım.
AKP hukuksuzluğuna karşı durmak için Cumhuriyet’ten yana güçler günlerdir 5 Ağustos’ta Silivri’ye gitmek için hazırlık yapmaktaydılar. Amaç, AKP adaletsizliği karşısında Silivri tutsaklarının yanında olmak. Ben de dinlencemi yarıda kesip İstanbul’a döndüm. Ne olur ne olmaz geç kalmayayım 5 Ağustos’a diye. Böylesi tarihsel günlere tanıklık etmek, eylemin içinde olmak önemlidir. Yurtseverlerin böyle günlerde alanlarda olması gerek. Tarih yazılırken orada olmamak olur mu?
5 Ağustos’un gelmesini, bayramı bekleyen çocuklar gibi heyecanla beklemekteyim. Çünkü bir hukuksuzluğu yerinde protesto etmek gerek.
Sabahın erken saatlerinde kalktım, her zamanki gibi. Sosyal medyadan aldık haberi. Aydınlık, İşçi Partisi ve TGB yöneticilerinin evlerine polis baskını yapıldığı haberleri paylaşılmaya başlandı. Ancak televizyon kanalları, fındık fıstık programları yayımlamaktaydılar. İnsanlar, gösteri yapacak, diye evlerinden alınıyor; özgür (?) basından çıt çıkmıyor. Muhalifler faşizan bir zihniyet tarafından linç edilmek isteniyor. Basın suskun.
Tutuklamalara yurtseverler olanakları ölçüsünde tepki göstermekte. Diktatör korktukça halk cesaretleniyor.
İktidarın, 5 Ağustos’tan bu kadar korkması nedendir? Neden, gün geçtikçe AKP hükümeti baskılarını artıyor? Bunun tek nedeni, AKP yıkılacağını gördü. Baskıyı artırarak doğal süreci ertelemeye çalışıyor. Baskıyı artırdıkça da yıkılma süreci hızlanmakta. AKP, halktan korkuyor. Halkın gücü, emperyalizme sırtını dayamış iktidarın korkulu rüyası olmakta.
“Korkunun ecele faydası yoktur.” demiş atalarımız. Kişinin, korktukça korkusu artar. Korku, zamanla hastalıklı bir ruh durumuna dönüşür. Yanında olan, olmayan herkese şüpheyle bakar korkak diktatör. En yakınında bulunanları bile ihanetle suçlar. Yıllarca kendisine hizmet edenlere bile baskı uygular.
AKP hükümetinin tüm yasaklamalarına, baskılarına karşın halkın direnişi sürecektir. Dağlardan kopup gelen gürül gürül akan nehirleri hiçbir baraj durduramaz. Halkın akan coşkun seli yatağını bulacaktır. Bundan sonra AKP’yi kimse iktidarda tutamaz. Yıkılışın çatırtıları çok uzaklardan duyulmakta. Ey diktatör, bu kadar korktuysan yıkılırsın. Korkun, yıkılacağının göstergesi.
                                               Adil Hacıömeroğlu


3 yorum:

  1. Zalimce uygulamaları , hukuk dışı anlayış ve boyun eğmeyenlere saldırılarıyla köşeye sıkışmış korkak yaratık özelliği taşıyan AKP ' nin 5 Ağustos Silivri zulmüne karşı kalkışan topluma yönelik saldırılarını çözümleme yazısı bu. Teşekkürler Ömer Hacioğulları ; emeğinize sağlık!

    YanıtlaSil
  2. Elbet bir gün halkın gücü , adaletin gücü kazanacaktır.

    YanıtlaSil
  3. Bundan sonra yapılacak secimlerde Türkiye Cumhurriyetinin en şaibeli seçimleri olacaktır, eğer her vadandaş kendi oyunu namusu gibi koruyamasa, bu ıkdıdarın ıkdıdarda kalmasının sadece seçim hileleriyle mümkün olacağı anlaşiliyor bunuda hiç çekinmeden yapacaklarından eminim

    YanıtlaSil